‘Sıfır Enerji Binalar’ geliyor…
Enerji maliyetlerinin günlük olarak değiştiği şu günlerimizde evimizin enerji faturası ciddi olarak ceplerimizi yakmaya başladı. Enerjide dışa bağımlı olduğumuz için küçük bir kur dalgalanmasında da elektrik, doğalgaz faturalarımızın veya kömür, fuel-oil fiyatlarının enerji birim maliyetleri anlık olarak değişebiliyor.
Peki evilerimizi ısıtırken cebimizden hiç para çıkmasa nasıl olur?
Geçmişten günümüze ev ısıtma sistemlerinin; güncel koşullara, ihtiyaçlara ve teknolojiye göre şekillendiğini görebiliriz. Ev ısıtma sistemleri konusunda temel motivasyon artık yavaş yavaş tasarruf ve verimlilik üzerine yoğunlaşmıştır. Bugün her ikisini bir arada vadeden akıllı ev ısıtma sistemleri genelde bir adım ön plana çıkmayı başarıyor. Değişen konut tiplerine hızlı adapte olan sistemler daha büyük ilgi görmeyi başarıyor. Türkiye gibi dört mevsimi baskın olarak yaşayan ülkelerde ısıtma sistemleri bu çeşitliği destekleyecek yapıda gelişmiştir. Hatta bazı bölgelere özel olarak kurulmuş ısıtma sistemleri dahi bulunuyor.
Binalarımızda enerji maliyetinin düşürülmesi için sürekli olarak araştırmalar/analizler yapılmakta ve bina dış cephe yalıtım malzemelerinin ihtiyacı artmaktadır. Binalarda ısınmak için yakıtı maliyetimizi düşürmek için yalıtım malzemesi çok önemli bir konumdadır. Eski tip binalarda genellikle ısı yalıtımı yapılmadığından dolayı sonradan bina dış cephe yalıtımı yapılmaktadır. Yeni yapılan binalarda ise yakıt maliyetini düşürmek için bina inşaat halindeyken ısı yalıtım malzemeleri kullanılmaktadır. Yalıtım ve yenilenebilir enerji sistemlerinin yeni tip binalarda kullanılmaya başlamasından itibaren mimarlarımızda artık bina tasarımlarında yalıtım ve yenilenebilir sistemlerin binalara entegre edilmesinde estetik açıdan görselliğe de önem vermektedirler.
Eski tip binalarda kalın dış duvarlar ve eski tip yalıtımsız pencereler bulunurken mimari ve estetiğe önem verilmezdi. Duvar için kalınlık gerekliydi fakat ısıtma ve soğutma sistemleri pahalı olmaktaydı.
Doğalgazın hanelerde kullanımının artması, yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması ve mimari estetiğe önem verilmesiyle duvarlar incelerek ısıtma ve soğutma sistemleri her eve girmeye başladı. Duvarların incelmesiyle birlikte
ısı kayıpları arttı dolayısıyla cebimizden çokta para çıkmaya başladı.
Fosil yakıtların yavaş yavaş tükenme trendine girmesiyle birlikte özellikle de son aylarda fiyatlarının hızla artmasından dolayı ısı yalıtım sistemleri yeniden gündeme gelmeye başladı. Yani atalarımızın yıllar önce yaptığı gibi duvarlarımızı yeniden kalınlaştırmaya başladık. Gelişen teknolojiyle birlikte atalarımız gibi 50 cm duvar yapmak yerine, yalıtım malzemeleriyle 8-12 cm ile çözülebilmektedir.
Özellikle yeni binalarda halen 4 cm olan yalıtım levha kalınlığının avrupa birliğindeki gibi en az 12 cm'ye çıkarılması gerekiyor. Yatırım maliyetinin bina mantolama sürecinde yalıtım levhası payı %20 dolaylarında oluyor. Gerisini ise sıva, komponent, iskele, boya ve işçiliktir.
Levha maliyeti ise kalınlıkla doğru orantılı, hatta azalan maliyetle değişiyor. Avrupadaki ısı yalıtım levha kalınlığı daha fazla olduğu için; evlerdeki kombi cihazlarının boyutları, bizim evlerimizdekilerin dörtte biri olmaktadır.
Kalın malzemeli mantolama yapıldıktan sonra kombi kısılacak ve daha az doğalgaz ithal edileceğinden dolayı ülke olarak enerjide dışa bağımlılığımız azalacak, doğalgaz ve elektrik faturalarımız düşecektir.
Bürokrasi tarafından yaptırım olmadığından dolayı müteahhit 4 cm'lik en düşük kalınlıktaki yalıtım malzemesi ile maalesef yalıtım geçiştirmektedir… Sıfır enerji bina kavramı için ısı iletim katsayısı düşük, daha kalın yalıtım malzemesi, binanın ısıtma ve soğutma kayıplarını azaltacağı gibi hanelerimizin faturalarını, ülkemizin enerjide dışa bağlılığını azaltacaktır.
1 Ocak 2023’ten itibaren, toplam inşaat alanı 5.000 metrekareden büyük olan tüm binalar için enerji performans sınıfı en az ‘B’ olacak şekilde inşa edilecek. Ayrıca bu binaların, kullandığı enerjinin en az % 5’inin güneş enerjisi, rüzgar enerjisi veya ısı pompası gibi temiz enerji kaynaklarından karşılanması zorunlu olacak.
Düzenleme kapsamında, 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren projelerde yenilenebilir enerji ve verimlilik uygulamalarına yer vermeyen binalara ruhsat düzenlenemeyecek.Yönetmelikteki değişiklikle uygulamanın 01 Ocak 2025 tarihinden itibaren 2.000 metrekare üzeri tüm binalara yaygınlaştırılması ve kullanılan enerjinin en az % 10’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlaması zorunluluğu da getiriliyor.
Hükümet tarafından yenilenebilir enerjiye yeni yapılan teşvikler ile ve yurttaşlarımızın bilinçlenmesi ile önümüzdeki yıllarda her binalarımızın çatılarında güneş panelleri ve rüzgar türbinleri görmeye başlayacağız. Böylelikle hem enerji maliyetimiz azalacak, hem çevreci bir hemde her hane sahibi bir mini elektrik üretim santraline sahip olacaktır. Böylece ülkemizin en büyük cari açığı olan enerjide dışa bağımlılığı azalarak Türk Lirası döviz karşısında itibarlı hale gelecektir.
Unutmayalım ki avrupa birliğine üye ülke olabilmemiz için avrupa birliğinin aldığı kararlara şu andan itibaren ayak uydurmak zorundayız. Avrupa birliğine üye ülkeler önümüzdeki yıllarda “sıfır enerji bina” uygulamasıyla hanelerde fosil yakıt kullanımını yasaklayacaktır.
Hazırlayan :
Enerji Sistemleri Mühendisi
Rahmi İLTERİŞ
Yorumlar
Yorum Gönder